Garip,Esrarengiz Olaylar ve Bilinmeyenler
>>Tüm NEDEN’lerinizin cevapları Burada<< [Güncellenecektir...]
Lavaboda su neden saÄŸa doÄŸru akar?
Lavabonuzu veya küvetinizi su ile doldurun ve tıkacı aniden çekin. Su düz olarak delikten boÅŸalmayacak, döne döne bir hortum oluÅŸturacak ÅŸekilde boÅŸalacaktır. Bu dönüş yönü kuzey yarımkürede saÄŸa doÄŸru, yani saat yönünde, güney yarımkürede ise tam tersidir. Bilim insanları buna ‘Coriolis’ kuvveti diyorlar.
Her iki yarımkürede böyle birbirine ters yönde hava akımlarının ve okyanus akıntılarının olduğu herkes tarafından kabul ediliyor da, bir lavabodan boşalan suda, böyle küçük bir ortamda dünyanın dönüşünün etkili olup olamayacağı tartışma konusu.Dünya kendi etrafında dönerken her tarafındaki hız aynı değildir.
Ekvatordaki biri, bir günde dünya çapı kadar yani 40.000 kilometre giderken bir diğer ifade ile saatte 1670 kilometre hızla yol alırken, tam kutuptaki bir insan sıfır hızla sadece kendi etrafında dönmektedir. Aynı şekilde gökyüzünde asılı gibi duran bulutlar rüzgarın etkisini katmazsanız yere göre hareketsizdirler ama altlarındaki kara parçası ile birlikte dönerler. Bu durumda ekvatordaki bulutlar da kutupdakilere nazaran hızlı dönmektedirler.
A’yi ekvatorda, B’yi ise onun tam kuzeyinde 45 derece paralelinde iki nokta olarak düşünelim. Bir top mermisini A’dan tam kuzeye niÅŸanlayıp attığımızda, atış sırasında ekvatorun dönüş hızı B noktasına göre neredeyse iki kat olacağından mermi B noktasının doÄŸusuna gidecektir.
Aynı ÅŸekilde kuzey kutbundan hemen hemen hareketsiz bir konumdan tam güneye atılan bir mermi 45 paralelinde dünya dönüş hızı daha çok olduÄŸundan bu sefer hedefin batısına düşecektir. Yani kuzey yarımkürede kuzeye veya güneye atılan her ÅŸey atanın konumuna göre saÄŸa gitmektedir. Bu durum güney yarımkürede ise sola doÄŸru gerçekleÅŸmektedir.Her iki yarımkürede kuzey - güney doÄŸrultusunda hareket eden hava akımları ve okyanus akıntıları bu durumdan etkilenirler. Kuzey yarımkürede saÄŸa, güneyde sola dönerler. Ancak bu, dünya yüzünde büyük bir ölçekte okyanusların dibindeki sürtünme ve bulutların, hava akımlarının üzerinde bulundukları yerle birlikte hareket etmelerinin etkileriyle oluÅŸan bir tabiat olayıdır.Bilim insanları bunun lavabo veya küvet gibi nispeten mik-ro ölçüde de mümkün olup olmadığını hala tartışıyorlar. Bir kısmı burada suyun musluktan çıkış ÅŸekil ve hızının, lavaboya düştüğü noktanın, lavabonun ve suyun gittiÄŸi yerin yapısının etken olduÄŸunu söylüyorlar, diÄŸerleri de ideal ÅŸartlarda 50 kere deney yapın ve görün diyorlar. Haydi banyoya, bilimsel deney yapmaya…!
İngilterede neden trafik soldandır??
Bir zamanlar herkes İngilizler gibi yolun solundan gidiyordu. Bunun için de çok geçerli bir sebep vardı.
Yüzyıllarca önce yolun karşısından gelenin dost mu, yoksa düşman mı olduğunu kestirmek mümkün değildi. İnsanların çoğu sağ ellerini kullandıkları için, yolun solundan, duvar dibinden (yaya veya atla) giderek sol taraflarım emniyete alır, sağ ellerini kılıçlarını hemen çekecek şekilde hazır bekletirlerdi.
Yolun solundan seyahat, ilk defa 1300 yıllarında, papanın Roma’ya gelecek hacıların yolda karmaÅŸaya sebep vermemeleri için, yolun solundan gitmelerini söylemesiyle resmileÅŸti ve yüzyıllar boyu devam etti.
18. yüzyılın sonlarında ABD’de birçok atın çektiÄŸi posta arabalarında, sürücü koltuÄŸu yoktu ve sürücü en arkada ve soldaki atın üstünde oturuyordu. Bu da yolun solundan gidildiÄŸinde karşıdan geleni ve yolun kontrolünü zorlaÅŸtmyordu.
Çok geçmeden ABD’de trafik saÄŸdan iÅŸlemeye baÅŸladı. Fransız İhtilali sırasında, ihtilalin liderlerinden Maximilien Ro-bespierre, büyük bir olasılıkla Katolik kiliseye meydan okuyanlara bir jest olsun diye, Parislilerden yollann sağından gitmelerini istedi.
Bir süre sonra aslında kendisi de bir solak olan Napolyon, or-dulanndaki ikmal arabalannın yollann sağından gitmeleri emrini verdi ve zaptettiği her ülkede de bu uygulamayı hayata geçirdi.
İngiltere hiçbir zaman Napolyon tarafından zapt edilemediÄŸinden İngilizler yolun solundan gitme alışkanlıklanndan vazgeçmediler. Avustralya, Hindistan gibi tüm eski sömürgelerinde de bu usulü devam ettirdiler. Zaten İngilizler’de Amerikalılardan farklı olarak sürücü arabanın üstünde ve sağında oturuyordu.
Modern araba teknolojisinin geliÅŸmesi ile bu geliÅŸimin dünyada öncüsü olan ABD’de sürücü koltuÄŸu ve direksiyon saÄŸdan gidiÅŸe uygun olarak sola konuldu ve dünyanın birçok bölgesinde bu ÅŸekilde yaygınlaÅŸtı.
İngiltere’de ve eski sömürgelerinde, trafik akışını saÄŸ ÅŸeride almanın faturası o kadar yüklüdür ki, artık isteseler de kolay kolay bunu yapamazlar.
Hangi ülkede olursanız olun, trafiğin yönü ister sağdan olsun ister soldan, karşıdan karşıya geçmeden önce, siz yine de her iki yöne bakmayı ihmal etmeyin.
Neden trafik lambaları kırmızı/ sarı ve yeşildir?
Trafik ışıklan uygulaması, önceleri demiryollarının trenleri kontrol için uyguladığı sinyaller örnek alınarak baÅŸlamıştır. Demiryolları idaresi kırmızı rengi ‘dur’ sinyali olarak seçmiÅŸti. Kırmızı renk kan rengi olduÄŸundan asırlar boyu tehlikenin, tahribatın ve ölümün simgesi olmuÅŸtur. Demiryolları ilk faaliyete geçtiÄŸi 1830′lu yıllarda ‘ikaz’ ışığının rengi yeÅŸil, ‘geç’ ışığının ise beyazdı.
Bir süre sonra beyaz sinyal problem yaratmaya baÅŸladı. Beyaz renkli ‘geç’ sinyali diÄŸer sokak lambaları ile karıştırılabili-yordu. Ama daha da kötüsü ‘dur’ iÅŸaretlerine konulan kırmızı mercekler yerlerinden düşünce ışık beyazlaşıyor, ‘geç’ sinyali olarak algılanıyor ve kazalara yol açabiliyordu.
Sonunda demiryolcular kırmızıyı ‘dur’, yeÅŸili ‘geç’ san rengi de ‘ikaz’ sinyali olarak kullanmaya baÅŸladılar. BilindiÄŸi gibi sarı, renk spektrumu içinde en göz alıcı renktir. Böylece makinist bir sinyalin bulunması gereken yerde beyaz ışığı görürse, bir ÅŸeylerin yanlış olduÄŸunu anlıyor ve tedbirini alıyordu.
Karayollarına gelince, yollarda sadece atların ve at arabalarının bulunduÄŸu tarihlerde bile dünyanın büyük ÅŸehirlerinde trafik sorundu. İlk trafik lambası otomobillerin ortaya çıkmasından çok önce 1868′de Londra’da kullanıldı. Gazla yakılan ve bir eksen etrafında döndürülebilen kırmızı ve yeÅŸil lambalar bir yıl sonra patlayıp, kendilerini çeviren polisi de yaralayınca bu uygulama ortadan kalktı.
Ama öte yandan otomobillerin ortaya çıkması ve şehirlerde dolaşmaya başlamalarıyla birlikte durum iyice kötüleşti. Çeşitli şehirlerde değişik uygulamalar yapıldı. Demiryollarındaki uygulama örnek alındı ama demiryollarında birbirine paralel iki hat vardı. Bu sistem iki yolun kesiştiği kavşaklarda işe yaramıyordu.
Sonunda günümüzdekilere benzeyen ilk elektrikli otomatik trafik lambasını, ilkokul mezunu ve ABD’deki Cleveland’da otomobil sahibi ilk siyah olan Garrett Morgan geliÅŸtirdi. 1914′de ilk denemelerine baÅŸlayan Morgan 1923′de de patentini aldı. Morgan 1963′de ölümünden az önce patentini 40 bin dolara General Electric firmasına sattı.
Morgan’ın lambaları demiryollarına benzer ÅŸekilde bir ‘T’ üzerinde kırmızı ve yeÅŸil iki lambadan ibaretti. Çok geçmeden ikaz anlamında sarı lamba da ilave edildi ve uygulama bütün dünyaya süratle yayıldı.
Aradan geçen yıllara raÄŸmen sarı renk hala ‘ikaz’ anlamındadır ama günümüz sürücüleri onu ‘geç’ sinyali olarak algılıyorlar
>> ilginçler Mutlaka Oku <<
-Bir yılan 3 yıl uyuyabilir.
-Bal bozulmayan tek gıdadır.
-Ördeğin sesi yankı yapmaz.
-Denizyıldızlarının beyni yoktur.
-Üzüm mikrodalga fırında patlar.
-İnsan yılda en az 1460 rüya görür.
-İçtiğimiz sular 3 milyar yaşındadır.
-Karınca iki hafta su altında yaşayabilir.
-İnsan kalbi dakikada 60-80 defa çarpar.
-Üzümü mikrodalgaya koyarsanız patlar.
-Parmak izi gibi herkesin dil izi de farklıdır.
-”Pi” sayısının bir milyarıncı rakamı 9′dur.
-Dünyada insanlardan daha çok tavuk var.
-Venüs saat yönünde dönen tek gezegendir.
-İnsanın kalça kemiği betondan daha sağlamdır.
-Hiçbir kağıt 7 defadan fazla 2′ye katlanamaz.
-Türkiye’de Mehmet adında 1 milyon 229 kiÅŸi var.
-Sabahları elma kahveden daha fazla uykunuzu açar.
-Yerçekimsiz ortamda mum alevi küre şeklinde olur.
-El tırnakları ayak tırnaklarından 4 kat daha hızlı uzar.
-Otomobil sayısı insan sayısından 3 kat daha hızlı artıyor.
-Doğum gününüzü en az 9 milyon kişiyle paylaşıyorsunuz.
-Bir bardak sıcak su, buzdolabında soğuk sudan daha çabuk donar.
-Günde 24 saat sayı saysanız, 1 trilyona ulaşmanız 31 bin 688 yıl alır.
-Dünyada bir yılda gerçek paradan daha fazla Monopol parası basılıyor.
-Eksi 90 derecede nefesimiz, havanın ortasında donar ve düşer.
-Vücudumuzdaki tüm damarları uç uca ekleseniz 19 bin 200 kilometre eder.
-Çin’de İngilizce konuÅŸan kiÅŸi sayısı Amerika’dan daha fazladır.
-Elma, soğan ve patatesin tadı aynıdır. Fark sadece tamamen kokularından kaynaklanır. Aslında hepsi tatlıdır.
-13 rakamının uÄŸursuz olarak bilinmesi nedeniyle ABD’de birçok otelde 13. katta oda bulunmaz.
-En uzun boylu insan 1940 yılında ölen 2,72 metre boyunda ABD’li R.P. Wadlow olmuÅŸtur.
-Kibrit kutusu büyüklüğündeki altın külçesi yufka gibi açılarak bir tenis kortu büyüklüğüne kadar yırtılmadan uzatılabilir.
-Einstein 9 yaşından sonra akıcı konuşmaya başladı. Aile onda zihin geriliği olduğunu bile düşündü.
-İnsan daha çok oksijen alabilmek ve vücudundaki karbon gazını boşaltmak için esner.
-İnsan bir günde 28-33 bin litre hava, 500-700 litre oksijen, 2 kilogram yiyecek tüketir.
-Dünyanın en hızlı kuÅŸu BoÄŸazlı Kırlangıç’tır. 3 saniye süreyle saatte 128 km. sürate ulaÅŸmıştır.
-Michel Jordan bir yılda Nike’den Nike’ın Malezya fabrikası personelinin hepsinden fazla para kazanıyor.
-ABD, Ohio’da lisans olmadan fare yakalamak yasaktır.
-Eğer aynı zamanda aksırır, hıçkırır ve gaz çıkarırsanız, patlarsınız.
-Aşık olduÄŸumuzda beynimiz “phenylethylamine” üretir. Bu kalp atışınızı hızlandırır ve sizi mutlu yapar. Mu kimyasal madde çikolatada da vardır.
-Uzayda yerçekimi olmadığı için astronotlar ağlayamaz. Çünkü gözyaşı aşağı düşmez.
-Birinci Dünya Savaşında Fransa ülkedeki tüm taksileri tüm taksileri devraldı ve askerler cepheye bu taksilerle taşındı.
-1994 Dünya Kupası’nda, Bulgaristan futbol takımının 11 oyuncusunun hepsinin isminin sonu “OV” ile bitiyordu.
-Sivrisinek kovucu spreyler sinekleri kovmaz, sizi gizler. Sivrisineğin alıcılarını bloke ederek sizin orada olduğunuzu anlamalarını engeller.
-Kahve sarhoş bir insanın ayılmasına yardımcı olmaz. Hatta çoğu zaman alkolün etkisinin artmasına yol açar.
-Kereviz yerken harcanan kalori,kerevizin içindeki kaloriden daha fazladır.
-Bir pire, kendi büyüklüğünün 150 kat yüksekliğine zıplayabilir. Bu oranı tutturmak için insanın yaklaşık 30 metre zıplaması gereklidir.
-Klinik ölüm sonrası insan 5 dakika içinde hayata geri getirilebilir. 5 dakika sonra beyin hücreleri ölmeye başlar, ama yine de bu süreyi 5 dakika daha uzatmak mümkündür.
-İnsan uzun süre bir böbrek ve bir akciğerle, midesiz, dalaksız yaşayabilir, ama karaciğersiz bir dakika bile yaşayamaz.
-Bir kilo limonda bir kilo çilekten daha fazla şeker vardır.-Soğuk havalarda ısınmak için alkol almak son derece tehlikelidir. Yüzeysel damarlarda genişlemeye yol açan alkol bir süre kendinizi ısınmış gibi hissetmenize yol açarken, vücudun ısı kaybını kolaylaştırır. Bu da donmayı çabuklaştırır.
-Macar Yanosh Voven ve karısı Sara dünyada en uzun aile hayatı sürmüşler. Onlar 147 sene beraber yaşamışlar. Yanosh 172, Sara 164 sene yaşamıştır. Öldüklerinde en küçük çocuklarının 116 yaşı varmış.
-En büyük kuş yumurtası devekuşunundur. 15 - 20 santimetre uzunluğunda ve ortalama 1.7 kilogram ağırlığındadır. Kaynatılarak pişirilmesi 40 dakika sürer.
-Kirpiler suda yüzer.
-Salatalığın yüzde 96’sı sudur.
-Sivrisineklerin 47 tane dişi vardır.
-Coca-Cola’nın orijinal rengi yeÅŸildir.
-Çocuklar baharda daha fazla büyüyor.
-Sigara çakmağı kibritten önce bulundu.
-Sümüklüböceklerin dört tane burnu vardır.
-Uranüs çıplak gözle görülen bir gezegendir.
-Dünyadaki tavuk sayısı insanlardan fazladır.
-Salyangozların 25.000 civarında dişi vardır.
-Bir doğumda yaşayan en çok çocuk sayısı 6.
-Bir kadının sahip olduğu en fazla çocuk sayısı 69.
-İlk kule saati 1404 yılında Moskova’da yapılmıştır.
-Hawaii alfabesinde sadece 12 harf bulunmaktadır.
-Timsahlar daha derine batabilmek için taş yutarlar.
-Bukalemunların dilleri,vücutlarından iki kat uzundur.
-Dünyadaki ısı 1900 yılından itibaren 0.7 derece arttı.
-Uzaya ilk uçan kadın Valentina TereÅŸkova’dır. (1962)
-Günümüzde, evlenenlerin yüzde ellisi boşanmaktadır.
-Dünyada insan başına düşen karınca sayısı 1 milyondur.
-Pisagor sokak dövüşü spor dalında olimpiyat şampiyonu olmuştur.
-Kedi ve köpekler de insanlar gibi solak yada sağak olabilirler.
-”Düello” uygulaması hala Uruguay ve Paraguay’da devam etmektedir.
-(şuan yaşayan) 135 yaşındaki Ali Muhammed Hüseyin, yeryüzünün en yaşlı insanı olarak biliniyor.
-Atların kırılan kemikleri geri kaynamaz. Ayağı kırılan atların hayatı da biter.
-Sağ elini kullananlar sol elini kullananlardan ortalama 9 yıl daha uzun yaşıyor.
-Uyurken, TV izlerken olduğundan iki kat daha fazla kalori harcarız.
-Stockholm kraliyet kütüphanesinde muhafaza edilen “Åžeytan İncili” kitabının ağırlığı 350 kg.dır.
-Taze kakao içinde bulunan sıvı, kan plazması yerine kullanılabilir.
-ABD’de Coco-Cola ÅŸoförlerinin kimyasal madde taşıma lisansı olması gerekiyor.
-Dünyanın uydusu ayın hacmi, Pasifik Okyanusu’nun hacmi ile aynıdır.
-Maymunlar her yıl uçak kazalarından daha fazla insan ölümüne neden oluyor.
-Dünya ahalisi gece gündüz satranç oynasa ve her saniyede bir hamle yapılsa, satrançta tüm oyunları tecrübeden geçirebilmek için asırlara ihtiyaç vardır.
-Satranç tarihinin en uzun oyunu 1950 yılında Mardel Plato’da yapılmış dünya satranç turnuvasında gerçekleÅŸmiÅŸtir. Pilkin ve Çernyak arasında yapılan bu maç 22 saat devam etmiÅŸ ve 191. hamle sonrası berabere bitmiÅŸtir.
-Dünyanın en kokulu camisi Tebriz şehrindedir. Mescit inşa edilirken çamuruna misk kokusu ilave edilmiştir ve 600 sene geçmesine rağmen hala mescit misk kokmaktadır.
-Dünyada en tehlikeli hayvan sivrisinektir. Çünkü insanların ölümüne en fazla sebep olan hayvandır.
-En eski alfabe Suriye’nin Akdeniz sahilindeki Lattakiya limanı yakınlığında yapılan kazım sonucu bulunmuÅŸtur. Alfabe 32 harften oluÅŸur.
-Güneş yerden 149 milyon 600 bin km. mesafededir.Hacmi yerden 1300 defa büyüktür.
-Rusya’da yaÅŸamış olan Vasilyev’in iki karısından 87 çocuÄŸu olmuÅŸtur. 75. yaÅŸ gününde (1782) onun yanında 83 çocuÄŸu bulunmuÅŸtur.
-Bugüne kadar yaşamış en ağır kişi, 635 kiloya ulaşan Washingtonlu Jon Brower Minnoch.
-Bir kiÅŸinin yaÅŸayabildiÄŸi en yüksek vücut ısısı 46.5 derecedir. Normal deÄŸer ise 35 - 37′dir.
-ABD’de, yaÅŸları 20 ile 29 arasında olan zenci erkeklerin üçte biri ya hapiste yada gözaltında tutulmaktadır.
-Değerli taşların çoğu birkaç elementten oluşur,sadece pırlanta tamamen karbondan oluşur.
-Dünyanın en hızlı büyüyen bitkisi Bambu bir günde 90 cm. kadar uzuyor.
-Erkeklere yıldırım çarpması olasılığı kadınlara göre 6 kat daha fazladır.
-En büyük kitap XVII asırda yayınlanmış ve Berlin kütüphanesinde bulunan coğrafya atlası sayılır. (yüksekliği 2 metre, eni 1 metre)
-1707 - 1782 arasında yaşamış bir Rus kadının; 16 ikiz, 7 üçüz ve 4 dördüzü, 1725 - 1765 arasında dünyaya getirdiği belirlendi.
-Ünlü Arap şairi Kahire üniversitesi profesörü Şeyh Muhammed Abdul İbrahim 150 yaşında vefat etmiştir. 105 sene bekar yaşamış. 105 yaşında evlendikten sonra 5 çocuğu olmuştur.
-Atakama çölüne 400 seneden beri yağmur yağmamaktadır. Yağan yağmur da havada buharlaştığından yere düşmemektedir.
-Kunter, 1988 yılında Fenerbahçe formasıyla Hilalspor karşısında 153 sayı atarak rekor kırarken, ilk yarıda da attığı 81 sayıyla bir devrede en fazla sayı üreten basketçi olarak da tarihe geçti.

Henüz yorum yapılmamış.
Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. Geri İzleme URL'si.